Genç kız o gün her zamanki gibi işinden çıkmış evine doğru gidiyordu.Küçük bir kasbada öğretmenlik yapıyordu.İlk görev yeriydi burası.Ailesi ilk başta karşı çıkmış,kendi başına tanımadığı bir yerde tutunamayacağını ileri sürmüş,bir sonraki tayin dönemini beklemesini istemişlerdi; fakat kızın kararlı tavrı üzerine razı olmuşlardı.Ailesinden de hiç kimseyi yanında istememiş,bir müddet kafasını dinlemek istediğini söyleyerek yalnız başına bu şehre gelmişti.Göreve başlayalı altı ay olmuş,çevreyi kısa sürede tanımış,iyi bir arkadaş çevresi edinmişti.
Hava kararmak üzereydi,şubat sonları olmasına rağmen hava o kadar sert değildi,inceden başlayan yağmur hızını artırmış o da adımlarını sıklaştırmıştı.Kaldığı ev okuluna yarım saat uzaklıktaydı; fakat o gün biraz yavaş yürüdüğü için ancak bir saat sonra evine ulaşabilmişti.Evine girdiğinde yağmur şiddetini epeyce artırmıştı.Hemen üstündeki ıslak giysileri çıkartıp daha rahat bir şeyler giydi.Sabahtan hazırladığı sobayı tutuşturup üstüne çaydanlığı koydu.Sonra biraz dinlenmek amacıyla kanapeye uzandı.Yağmura bir de rüzgar eşlik etmeye başlamıştı şimdi.Gözlerini dinlendirmek maksadıyla biraz yumduki içi geçmiş uyuyakalmıştı,Gözlerini açtığında elektiriklerin kesildiğini,ortalığın zifiri bir karanlığa büründüğünü gördü.Sobaya koyduğu çaydanlık kaynamaya başlamıştı.Hemen doğruldu,el yordamıyla mutfağa kadar gitti,bir mum bulmaktı amacı.Çekmeceleri karıştırırken bir tane buldu hemen odaya geçip sobanın yanındaki kibriti buldu.İlk bir kaç denemede kibrit tutuşmamıştı,kaynayan çaydanlıktan dökülen sular kibritleri biraz ıslatmıştı.Neden sonra bir tane tutuşturmayı başardı,hemen mumu yakıp kanepenin kenarına bıraktı.Şimdi ortalık hafif loş bir aydınlığa kavuşmuştu.
Sonra gözü mumun aydınlattığı masada duran kitaba takıldı.Dün doğum günüydü ve okulda birlikte görev yaptığı arkadaşlarından biri hediye etmişti.Akşam büyük bir heyecanla okumaya başlamış;fakat uyku ağır basmış,bir kaç sayfadan sonra uyuyakalmıştı.Kitabın yazarının hayat öyküsü kendisininkine pek benzemiyordu;fakat bir özellikleri vardı ki bire bir örtüşüyordu.İkisi de sevgilerine karşılık bulamamışlardı.
Evet sevmişti bundan bir kaç yıl önce.Kara sevda denemezdi belki ama için için büyümüştü içindeki sevgi,dallanıp kök salmıştı adeta.Sevdiği de ona ilgi gösteriyordu;fakat o bu ilgiyi nasıl yorumlayacağını bilemiyordu.Acaba sevgisi karşılılklımıydı.Yoksa..aksini düşünmek bile istemiyordu,ya sadece arkadaş olarak göüyorduysa onu.Aylarca bu düşünceler zihninde dolanıp durdu,adete içi içini yiyor;fakat açılmayı bir türlü beceremiyordu.Şiir okumayı ve yazmayı çok seviyordu.Hemen aklına sevdiği bir şairin kendi durumuna çok uygun bir şiiri geldi.Diyordu ki şair:
Bir saat beklemek uzundur
EÄŸer sevgi hemen arkandaysa
Sonsuzluğu beklemek kısadır
Eğer ödül sevgiyse en sonunda
Evet sevdiği insan hemen yanında duruyor,fakat açılmayı beceremiyordu,reddedilmek korkusu içinde gittikçe büyüyordu;saatler,dakikalar yıl gibi uzun geliyordu kendisine.
Fakat şiirde söylendiği gibi sonunda sevgisine karşılık bulacağını bilse sonsuzluğu bekleyiş kısa gelecekti ona.
Bir gün içindeki tüm korkuları yendi,babasının cesur olmak her zaman en iyisidir çocuÄŸum sözü kulaklarında çınladı ve açılıverdi sevdiÄŸine.Yıllar boyunca duyduÄŸu sevgiyi anlatıverdi ve sustu,tükenmiÅŸti kelimeler,beklemeye baÅŸladı,sevdiÄŸinin yanıtını.SevdiÄŸide derin bir sessizliÄŸe bürünmüştü ÅŸimdi,uzun süre öylece kaldılar.Bi ara sevdiÄŸinin gözlerinin içine baktı,baktı…Sonunda anlamıştı bu sessizliÄŸin sebebini,vereceÄŸi yanıtıda okumuÅŸtu gözlerinden…Sus dedi konuÅŸma,duymak o acı sözleri yıkar beni dedi ve hemen orada ayrıldılar…
Bir kaç gün sonra ondan bir mektup aldı,duymak istemediÄŸi o acı sözleri ÅŸimdi okuyordu.Sevgisi hiçbir zaman karşılılklı olmamış,sadece arkadaÅŸ olarak sevilmiÅŸti.Yıkıldı adeta,günlece kendine gelemedi,inancı olmasaydı intiharı bile düşünebilirdi.Sonunda uzaklara gitmeye karar verdi,öğretmen atamaları vardı ve en uzak yerleri tercih etti.İstediÄŸi olmuÅŸ,ücra,uzak bir kasabaya atanmıştı.Åžimdi sevdiÄŸinden uzaktı mesafe olarak;fakat biliyorduki içindeki sevgi mesafeleri kısaltıyordu…
Bu düşünceler içinde kendine geldiÄŸinde yaÄŸmurun durmuÅŸ olduÄŸunun farkına vardı,elektrikler de gelmiÅŸ ortalık ışımıştı adeta.Saat on ikiye geliyordu,acıktığının farkına vardı,bir ÅŸeyler atıştırdı ve uyumak maksadıyla yatağına kıvrılıverdi.Bir müddet sonra dudaklarında yine sevdiÄŸi bir ÅŸiirin bir mısrasıyla derin bir uykuya dalıverdi…
SEN YAR OLMASANDA YARDIR SANA SEVDİĞİN…




